Aile Hekimi

Beykent Aile Sağlığı Merkezi

Aile Hekimi Dr. H. Esen Aşkar GÜRSEL

 

Talep ve yoğunluk arttı  

Beykent Aile Sağlığı Merkezi Aile Hekimi Dr. H. Esen Aşkar Gürsel, aile hekimliği sistemi devreye girdiğinden bu yana aile hekimine olan talebin çok arttığını söyledi. Dr. Gürsel, sağlık ocağı hekimliği varken polikliniğe başvuran toplam hasta sayısına göre, şu an aile hekimlerine başvuru sayısında ciddi artış bulunduğunu ifade etti.

Aile hekimliği sistemi devreye girdiğinden beri aile hekimine olan talebin de arttığını kaydeden Dr. H. Esen Aşkar Gürsel,  ‘’Gaziantep’te her aile hekimi, günlük ortalama 47, aylık 1000 hasta bakmaktadır. Ortalama 3600 kayıtlı hastamız var’’ dedi.

 

Bu sayıların gebe, bebek, loğusa, bezikte, çocuk izlemler için başvuran rutin takip hastaları dışındaki salt muayene işlemi için gelen başvuru sayıları olduğunu belirten Dr. Gürsel, şöyle konuştu:

 

‘’Nasılsa aile hekimim var, nasılsa ücretsiz, nasılsa çok yakınımda düşüncesiyle aile hekimlerine başvuru sayısı arttı. Kişi gelmişken ‘boş gitmeyeyim’ diye düşünüyor. Hasta olmasa bile evde bulunsun maksadıyla ilaç yazdırmak istiyor. Bu konuda da talepkar, çoğu zaman ısrarcı hatta bazen de zorlayıcı bir hale gelindi. Dolayısıyla reçete sayıları çok arttı. Sağlık Bakanlığı’nın son verileri de maalesef ülkemizdeki ilaç maliyetinin her geçen gün daha da arttığını doğrulamaktadır.”

 

OLUMSUZLUK SADECE BİZE YANSIMAMALI

Aile hekimliği sisteminde karşımıza çıkan en önemli sorunlardan birinin bilinçsizlik ve sorumsuzluk olduğunu savunan Dr. Gürsel, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Örneğin;  bir bebek yeni doğduğunda nüfus müdürlüğüne vaktinde kaydettirilmediği takdirde aileye para cezası uygulanıyor. Ama gebe, gebeliği süresince 4 kez takibe gelmediği zaman, aşılarını yaptırmak istemediği zaman ya da en önemlisi bebek aşılarında aile aşının gerekli olmadığını düşünüyorsa ve bebeğine aşısını yaptırmıyorsa bunun ona bir yaptırımı yok. Bu takiplerin kesinlikle yapılması gerekiyor ve bu durumda biz aile hekimleri ve aile sağlığı hemşirelerimiz daha özverili çalışıyor hale geldik. Bütün hastalarımız hangi evde, hangi sokakta, hangi katta oturuyor biliyoruz. Gebesi, bebeği, çocuğu derken takipler adına ekstra performans harcıyoruz. Çoğu zaman gebeyi ya da çocuğunuzu aşıya getirin diye defalarca arayabiliyoruz karşılığında ise ‘getirmesem ne olur, ben yaptırmak istemiyorum, sen gel yap’ şeklinde cevaplar alabiliyoruz.”

 

SORUMLULUK PAYLAŞILMALI

Bu sorunun giderilmesi için belli yaptırımlar uygulanması gerektiğine dikkat çeken Dr. Gürsel, şunları kaydetti:

 

‘’Aile hekimleri adına hem yaptığımız işe saygı duyulması hem de olumsuz yaklaşımları düzenlemek adına belli yaptırımların olması gerektiğine inanıyoruz. Koruyucu hekimlik adına yaptığımız takiplerimizde işimizi zorlaştıran, sisteme uymayanlar, mesela 3 ay gibi bir süre başvurduğu herhangi bir sağlık kurumundan, sağlık hizmetlerinden yararlanamaması ya da para cezası gibi negatif bir durumla karşılaşırsa, bu süreçte bizim yaptırımlarımızın daha fazla olacağını, takiplerin ve izlemlerin çok daha düzenli ve kolay olacağını düşünüyorum.’’

Aile hekimlerine kaldırabileceklerinden fazla sorumluluk yüklendiğini ileri süren Dr. Gürsel, şu görüşleri dile getirdi:

 

‘’Aile hekimleri olarak toplum sağlığı için önemli bir görev yürütüyorsak, bizden 100 performans bekleniyorsa, sorumluluk yalnızca bize ait olmamalı. Toplumun da daha duyarlı, bilinçli hale getirilmesi için çalışmalar yapılmalı, gerekirse kamu spotlarıyla, medyanın gücü kullanılarak halk aile hekimliği sistemi ve işleyişi hakkında bilgilendirilmelidir. Bunlara rağmen de uyum sağlamakta ve sorumluluğu paylaşmakta sıkıntı yaşanıyorsa yaptırımlar uygulanmalıdır.’’

 

İŞYÜKÜMÜZ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR

İş yüklerinin her geçen gün arttığını bildiren Dr. Gürsel, ‘’Dışardan baktığınızda her gün biraz daha fazla yüklenen işgücü var. Sağlık ocağı hekimliğinden tamamen zıt bir sisteme geçtik. Her türlü şartı, her türlü olumsuzluğa ya da farklılığa uyum sağladık” dedi.

 

Dr. Gürsel 2010 Aralık ayında hangi rakamlarla yola çıkıldıysa, hala aynı rakamlarla yola devam ettiklerini söyledi.

 

ACİLLERDE YOĞUNLUK ARTTI

Aile hekimlerine ekstra nöbet yazılmasının hekimler arasında huzursuzluk yarattığını belirten Dr. Gürsel, ‘’Ülkemizin nüfusu 77 milyonken, son bir yılda acil başvuran hasta sayısının 90 milyona ulaştığına dikkat çekmek isterim. Acillerde de yoğunluk artışı var ve acillerdeki yoğunluğu hafifletmek için bizleri şimdi de oraya kompanse etmek istiyorlar. Aile hekimleri olarak acil polikliniklerde de nöbet yazılmasının karşısında olduğumuzu, bunun halihazırda ekstra özveri ve performansla yürütmeye çalıştığımız aile hekimliği sistemini baltalamaktan başka bir şeye yaramayacağını belirtmek isterim’’ diye konuştu.

 

ŞİDDETE KARŞIYIZ

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete dikkat çekmek istediklerini belirten Dr. Gürsel, şunları kaydetti;

 

‘’İnsanlarda ciddi anlamda şiddete meyilde bir artış var. Aile hekimleri olarak hastalarımıza minicik bir çocuk da olsa saygı duyuyoruz. Hiçbir hastamız bizi sevmek zorunda değil ama ortak paydada buluşmuşsak, onlardan da aynı saygıyı beklemek en doğal hakkımız.

 

Hastalarınıza kaliteli zaman ayırmak istiyorsunuz, bu durumda kapıda bekleyen diğer hastalar kargaşa yaratıp, bağırıp çağırmaya başlayabiliyorlar. Ardından olay, hakarete ya da şiddete varabiliyor. Bu yaşanan olaylar, tüm olumsuzlukların üstüne bizleri negatif etkiliyor. Bizler hekimler olarak, insanları çok seven, vicdan sahibi kişileriz ve tek isteğimiz de yaptığımız işe ve harcadığımız emeğe saygı duyulmasıdır.

 

Hekim arkadaşlarımın hepsi huzursuz. En önemlisi aile hekimi arkadaşlarımın gelecekle ilgili ciddi umutsuzlukları ve kaygıları mevcut. Süreç bu haliyle devam ederse aile hekimliği sisteminden ayrılacak arkadaşlarımın artmasından, istifalardan endişeliyim. Aile hekimliği sisteminde biran önce düzenlemelere gidilmeli.”

 

EĞİTİME DE ÖNEM VERİYORUZ

Tüm iş yükü ve sıkıntılara rağmen eğitime ve sosyal faaliyetlere de önem verdiklerini vurgulayan Dr. Gürsel, sözlerini şöyle tamamladı:

 

“Bu sıkıntılı süreci hafifletmeye çalışıyoruz.13 Aralık 2010 yılında Gaziantep’in aile hekimliği sistemine geçişinin hemen akabinde kurulan ve benim de yönetiminde aktif olarak çalıştığım Gaziantep Aile Hekimleri Derneği (GAHEDER) olarak bu konuda ekstra çaba göstermekteyiz. Yurt içi gezilerimiz, spor turnuvalarımız, eğitim günlerimiz tüm hızıyla devam etmektedir.

 

Geçen sene 1500 kişi katılımlı ülkenin ilk uluslararası diyabet sempozyumunu Gaziantep’te düzenledik. Yurt dışından ve ülkenin dört bir yanından akademisyenler geldi. Bu yılki eğitim günlerimizde Hollanda ve Belçika’dan aile hekimleri arkadaşların katılımıyla, aile hekimleri arkadaşlarımıza bir ışık tutmaya çalıktık. Onların tecrübeleriyle bizim hekim arkadaşların tecrübelerini kaynaştırdık, çok da faydalı oldu.

 

Yine geçen sene dünyanın en ünlü klasik gitar virtüözlerinden biri olduğu bilinen, Cristina Sendsengin ile 1200 kişi katılımlı bir müzik şöleni yaptık. Neyse ki bunlar bizim nefes alma duraklarımız oluyor.”