Kırık ve Çıkık

Opr. Dr. Levent BOSTANCI

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Kırıklar ve çıkıklar

Kırık, herhangi bir kemiğin bütünlüğünün çoğunlukla bir darbe sonrası bozulmasıdır. Çıkık ise hareketlerimizi gerçekleştirdiğimiz eklemleri oluşturan kemiklerin normal yapısının bozulmasıdır. 

Gündelik hayatta kırık ve çıkıklar ile çok daha fazla karşılaşıyoruz. Peki, kırık ve çıkıklar nasıl anlaşılır? Kırık ve çıkığı olan kişiye zarar vermemek için nasıl müdahale edilmelidir? Hastanemiz Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Levent Bostancı, kişide kırık ve çıkık bulgularının görülmesi durumunda hiç vakit kaybetmeden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanına başvurulması gerektiğinin altını çizdi.

KIRIKLAR

Kırığın “Kemik bütünlüğünün bozulması” olarak tanımlandığını anlatan Opr. Dr. Bostancı, kırıkların darbe sonucu veya kendiliğinden oluşabileceğini bildirdi.

Yaşlılıkla birlikte, kemik erimesine bağlı olarak kendiliğinden kırık oluşma riskinin de arttığını belirten Opr. Dr. Bostancı, “Kırıklar, ufak bir çatlaktan (fissür) bir veya birçok kemiğin kırılmasına, hatta komşu eklemlerde çıkık eşlik etmesine (kırıklı çıkık) kadar değişiklik gösterebilir. Kırıkların beraberinde kemiğin etrafındaki deri, kaslar, tendonlar, ligamentler, damarlar, sinirler ve komşuluğundaki organlar yaralanabilir” dedi.

Kırık çeşitli sebeplerle ortaya çıkabilir

Kırığı oluşturan nedenler ile kırık lokalizasyonlarının yaşlara göre farklılık gösterdiğini kaydeden Opr. Dr. Bostancı, kırığın nedenlerini “Yeni doğanlarda doğum sırasında yaşanan doğum travmaları, çocuklarda düşme, dövülme, ev ve trafik kazaları, gençlerde spor ve trafik kazaları, orta yaşlarda iş ve trafik kazaları, ileri yaşlarda düşme ve tümoral olaylar” olarak sıraladı.

Kırıkların oluş nedeni, yerleşme yeri, kemik yapısı ve kırık karakterine göre sınıflandırıldığına vurgu yapan Opr. Dr. Bostancı, kırık çeşitleri hakkında şu bilgileri verdi:

Kapalı (Basit) Kırık

Kapalı kırıklarda kemik uçları deriyi delmez. Bu kırıklarda yara yoktur, kemik ile dış ortam arasında ilişki yoktur. Kemik uçları birbirinden fazla ayrılmamıştır.

Açık Kırık

Bu kırıklarda kırılan kemik uçlarından biri veya her ikisi dışarı çıkar, yara ve kanama olur. Sinirlerde, damarlarda yaralanma ihtimali yüksektir. Ateşli silah yaralanmasıyla oluşan kırıklar da bu sınıfa girer. Kemikler dış ortamla direk temas halinde olduğundan enfeksiyon riski yüksektir. Bu tip kırıklar geç ve güç iyileşiri

Çökme Kırıkları  

Bu kırıklar baş kemiklerinde olduğu gibi yassı kemiklerde meydana gelir.

Yaş Ağaç Kırığı

Bu kırıklar çocuklarda görülür. Kemik bütünlüğü bozulmadan eğilme şeklinde oluşan bu kırıklar çabuk iyileşir..

Kırık Belirtileri

-Ani şişme, morarma

-Ani şiddetli ağrı veya hareketle ağrı, hassasiyet

-Normal olmayan görünüş, şekil bozukluğu

-Kemiklerden kıtırtı sesi

-Açık kemiklerde kemik uçlarının dışarı çıkması, yara, kanama.

 

Kırıkta ilk yardım kuralları büyük önem taşıyor

Kırıklarla hayatın her aşamasında ve her yerde karşılaşabileceğini ifade eden Opr. Dr. Bostancı, bu durumda yapılacak ilk yardım kurallarını şöyle özetledi:

 

- Öncelikle kırığın durumunu, nerede olduğunu anlamalı, yaralıyı gereksiz yere hareket ettirmemeliyiz.

- Açık bir kırık varsa kanama yeri temiz bir bezle kapatılmalıdır.

- Kırık yerinden oynatılmamalı, kemikler yerine oturtulmak için uğraşılmamalı.

- Kırıklı bölge hareketsiz hale getirilmeli. Bu amaçla tahta parçaları, ağaç dalları, karton, gazete, çengelli iğne ve sargılar kullanılabilir.

- Uygun pozisyonda hasta sevk edilmeli ya da 112’ye haber verilmelidir.

 

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı tarafından tedavi edilen kırıkların çoğunluğunun herhangi bir sekel bırakmadan iyileştiğini ve hastaların çoğunun eski sağlıklarına ve işlerine dönebildiğini vurgulayan Opr. Dr. Bostancı, şunları kaydetti:

“Ancak 21. yüzyılda yaşamamıza rağmen ülkemizde özellikle bölgemizde doktora rahat ulaşılabilirken, mahalle arasındaki çekicilere, kırık – çıkıkçılara gidilmektedir. Bunlar tarafından yapılan bilinçsiz müdahaleler sonucunda çok kolay iyileşebilecek birçok kırık, komplike hale gelebilmekte ve bazen ömür boyu sürebilecek sakatlıklara neden olabilmektedir.”

Kırıklar İçin Yanlış Bilinenler

Hastanın yaşı kaç ise kırık o kadar günde iyileşir”

Kırığın iyileşmesinin hastanın yaşıyla ilişkili olmasına rağmen bu süreçte birçok farklı faktörün de önemli olduğunun altını çizen Opr. Dr. Bostancı, bu faktörleri şöyle açıkladı:

“Kırığın çeşidine (açık, kapalı, parçalı, basit), kırılan kemiğin hangisi olduğuna (uyluk, baldır, ön kol, köprücük), hastanın sigara içmesine, madde bağımlılığı ve beslenmesine, ek bir rahatsızlığı olup olmamasına (diyabet, osteoporoz vb.) bağlı olarak kırık iyileşmesi etkilenmektedir.”.

“Kelle, paça, kemik suyu kırık iyileşmesini hızlandırır”

Bunun doğru olmadığına dikkati çeken Opr. Dr. Bostancı, “Bölgemizde kalp, damar ve şeker hastalığının yaygınlığı düşünülürse bu tarz beslenmenin şifa yerine mevcut hastalıkları daha kötüleştireceği kesindir. Klinik olarak bu tarz beslenme yerine kalsiyumdan zengin besinler (süt, yoğurt, peynir vb.) öneririz” diyerek yanlış bilginin olası olumsuzluklarına değindi.

“Balık ve incir kemiğin kaynamasını engeller”

Bu düşüncenin de doğru olmadığını belirten Opr. Dr. Bostancı, kırığın iyileşme sürecinde bu besinlerin rahatlıkla tüketilebileceğini bildirdi.

ÇIKIKLAR (DİSLOKASYONLAR)

“Çıkık; bir eklemi yapan kemiklerin yer değiştirerek, aralarındaki olağan ilişkinin sürekli olarak bozulması” diyen Opr. Dr. Bostancı, çıkıkların trafik kazası, düşme, çarpma gibi bir travmaya bağlı olarak eklemi stabil halde tutan bağların, kasların ve eklem kapsülünün yırtılması sonucunda meydana geldiğini, çıkıkta en önemli belirtilerinin ise eklemde ağrı, şekil bozukluğu, hareket ettirememe ve şişlik olduğunu söyledi.

Uzmana başvurulmalıdır

Eklemler arasında en sık omuz ekleminde çıkık görüldüğünü anlatan Opr. Dr. Bostancı, ayrıca dirsek, bilek, köprücük, başparmak, kalça, diz kapağı ve çenede de çıkıklara rastlanabileceğini hatırlattı.

Çıkıktan şüphelenildiği zaman eklemin hareket etmesi engellenecek şeklide sabitlenerek hemen ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini bildiren Opr. Dr. Bostancı, şöyle dedi:

“Uzman olmayan kişilerce yapılacak yanlış uygulamalar hastaların sakat kalmasına yol açabilir. Çıkıklar, kırıkların aksine acil müdahale gerektirir. Zamanında tedavi edilen bir çıkığın iyileşmesinden sonra hiçbir şekilde iz kalması ihtimali yoktur.”

Karlı ve buzlu yolda yürürken dikkat edilmesi gereken hususlar:

Havaların soğuması ve kar yağışının etkisiyle yerde oluşabilecek buzlanmaya bağlı düşmeler sonucunda kırık ve çıkıkların meydana gelebileceğini belirten Opr. Dr. Bostancı, karlı ve buzlu yolda yürürken dikkat edilmesi gereken hususları şöyle sıraladı:

 

-Altı tırtıklı lastik tabanlı ayakkabılar tercih edilmeli, kösele tipi ayakkabılar kullanılmamalı.

-Yürürken büyük adım atmayıp, küçük kısa adımlar atılmalı, yere sağlam ve dikkatli basılmalı.

-Ellerimizi ceplerimize sokmadan, iki elimizde birden bir şeyler taşımadan, en az bir el boşta kalarak yürünmeli, ellere mutlaka eldiven takılmalı.

-Üst geçitten, merdivenlerden inip çıkarken mutlaka korkuluklara tutunulmalı.

-Zorunlu olmadıkça dik yokuşlardan inip çıkılmamalı.

-Karın verdiği beyaz parlaklık, gözünüzü kamaştırıyorsa ve iyi göremiyorsanız mutlaka güneş gözlüğü kullanılmalı.

-Evlerin önü ve sık kullanılan zeminler kardan temizlenmeli.

-Yaşlılar özellikle kalça bölgelerini kapatacak şekilde kalın giyinmeli, mümkünse karlı havalarda dışarı çıkmamalı.

-Özellikle akşam ve sabahın erken saatlerinde yerde buzlanma olacağı için daha dikkatli hareket edilmeli ve basılan yere bakılmalı.