Vitamin

Yağmur Bircan

Eczacı

 

Vitaminler

Besinlerde az miktarda bulunan, vücutta yapılmayan, yağda ve suda eriyebilme özelliği bulunan, eksikliği çeşitli hastalıklara yol açan maddelere vitamin denir.

Vitaminlerin vücudun sağlıklı gelişimi, sindirim fonksiyonları veenfeksiyonlara karşı bağışıklık kazanması açısından oldukça gerekli olduğunu belirten Hastanemizde görevli Eczacı Yağmur Bircan, “Vitaminler ayrıca vücudumuzun karbonhidrat, yağ ve proteini kullanmasını sağlar” dedi.

“Vitaminler vücutta ‘yakılmaz’, yani vitaminlerden doğrudan enerji (kalori) alınmaz” diyen Bircan,“Vücut, her vitaminden gerekli olan miktarın kan dolaşımında sürekli mevcut olmasını sağlar. Suda çözünen vitaminlerin fazlası vücut sıvıları ile atılırken, yağda çözünen vitaminlerin fazlası ise yağ dokusunda depolanır. Depolandıkları için yağda çözünen vitaminlerin aşırı dozu zararlı olabilir” diye konuştu.

 

Dikkatli tüketmek gerekir

Özellikle vitamin A ve D'nin tüketiminde dikkatli olmak gerektiğini vurgulayan Bircan, vitaminlerin bütün hücrelerde az miktarda depolandığını kaydetti.

Bazı vitaminlerin büyük ölçüde karaciğerde depolandığını anımsatan Bircan,“Örneğin karaciğerde depolanan A Vitamini hiç vitamin almayan bir kişiye 5-10 ay kadar yetebilir ve karaciğerin D vitamini deposu dışarıdan hiç D vitamini almayan bir kişi için genellikle 2-4 ay kadar yeterlidir” diye konuştu.

Vitaminler minerallerle çalışır

Suda çözünen vitaminlerin vücutta depolanma oranının nispeten düşük olduğunu bildiren Bircan, bunun özellikle B vitaminlerinin birçoğu için geçerli olduğunu kaydetti.

B kompleks vitaminleri eksik alan bir kişide, bu eksikliğin belirtilerinin bazen birkaç günde ortaya çıktığını ifade eden Bircan, şöyle devam etti:

“B12 vitamini bunun dışındadır, çünkü B12'nin karaciğerdeki deposu kişiye bir yıl veya daha uzun süre yetebilir. Suda çözünen bir başka vitamin olan C vitamininin yokluğu birkaç haftada bile belirtilerin ortaya çıkmasına yol açabilir.

Vitaminlerin çoğu besinlerle aldığımız minerallerle birlikte çalışır. Mineraller vitaminlerin etki gösterdiği yolaklarda çok önemli görevlere sahiptir. Örneğin; D vitamini ve kalsiyum(Ca) birlikte bulunduklarında etkileri maksimuma ulaşır. D vitamini varlığında vücuttaki kalsiyum emilimi artar.

Kış aylarında en çok ihtiyaç duyduğumuz vitaminler B ve C grubu vitaminlerdir. B vitaminleri, B1(tiamin), B2(riboflavin), B3(niasin), B5(pantotenik asit), B6(pridoksin), B7(biotin), B9(folik asit), B12(siyanokobalamin) şeklinde 8 ana gruba ayrılır. Bunlar arasında sıklıklar duyduğumuz folik asit ve B12 vitamini olan siyanokobalamindir.”

Hamilelerdefolik asit kullanımı önemli

Folikasitin (B9) koyu yeşil yapraklı sebzeler,meyveler, baklagiller, mayalı ekmekler ve buğday tohumunda bulunduğunu bildiren Bircan, bu vitaminin eksikliği durumunda megaloblastik ve makrostik anemiler de dâhil birçok değişik hematolojik komplikasyonların ortaya çıkabileceğine vurgu yaptı.

“Son yıllarda gebelerin yeterli folik asit almasının konjenitalnöral tüp defektini önemli ölçüde azalttığı keşfedilmiştir” diyen Bircan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gebe kalmayı düşünen yada gebeliği başlamış kadınlara folik asit kullanımı mutlaka önerilmelidir.Nöral tüp defekti (NTD), en sık rastlanan doğumsal anomalilerdendir. Türkiye'de yapılan bir araştırmada görülme sıklığı binde 3 olarak bulunmuştur.Folik asidin gebe kadınlar için önerilen günlük izin verilebilir alım miktarı 400µg’dır. Bu miktar beslenme yoluyla yeterince sağlanamadığı için ek takviye yapmak gerekir.”

B12 vitamini vücut için hayati önem taşıyor

Siyanokobalaminin(B12) kompleks bir vitamin olduğuna dikkati çeken Bircan, bu vitaminin balık, kabuklu deniz ürünleri, etler ve süt ürünlerinde bulunduğunu hatırlattı.

Bu vitaminin ayrıca hücre ve organizmanın yönetiminden sorumlu DNA’nın sentezi ve hücre bölünmesi için de çok önemli olduğunu anlatan Bircan, bu vitaminin faydaları hakkında şu bilgiyi verdi:

“Sinir sistemi koruyucu, yara iyileşmesini hızlandırıcı ve vücudu zinde tutma gibi etkileri vardır. Besinlerle veya sigara gibi alışkanlıklarla vücuda giren siyanürü etkisiz hale getirir. Böylece antioksidan etkisinden de söz edebiliriz. Vitamin B12 pernisyöz anemi ve B12 vitamini eksikliği tedavisinde kullanılır. Pernisyöz anemi en sık orta ve ileri yaşlarda görülür ve her zaman mide hastalıklarıyla birlikte görülür. Midedeki bu hastalık genellikle midenin 2/3 lük üst kısmında görülen mide duvarı hasarıdır.

B12 vitamini vücudun birçok noktasında görev yaptığı için eksikliğinde birtakım şikayetlergörülebilir. Dilde hassasiyet, şişme, kızarma, hayal görme, depresyon, adalelerde kasılmalar, sinir iltihaplarına bağlı olarak el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, yanma gibi çeşitli şikayetler oluşur. Bunu önlemek açısından yılda bir kez B12 kan düzeyinde baktırmakta ve eksikliği durumunda tedavi almakta fayda vardır. Ayrıca vücudun halsiz kaldığı, yoğun tempolu günlerde(toplamda birkaç haftayı geçmemek kaydıyla) sabahları bir tablet B vitamin kompleksi alınabilir. Bu, gün içerisindeki performansı ve direnci artıracaktır.”

C vitamini eksikliği hastalıklara sebep olur

C vitamininin(askorbik asit)  limon, portakal, yeşilbiber gibi meyve ve sebzelerde bulunan, suda çözünür bir vitamin olduğunu belirten Bircan, bu vitaminin vücuttaki dokuların sağlıklı durumlarının sürdürülmesi, özellikle doku onarımı ve kollajen yapımı için de gerekli olduğunu söyledi.

“C vitamini (askorbik asit) serbest radikalleri etkisiz hale getiren bir antioksidandır” şöyle konuştu:

“Bu bakımdan E vitamini veya beta-karotenden daha etkin olduğu bilinmektedir. Vücutta sentezlenemediği için diyetle alınan C vitamini yetersiz ise skorbüt hastalığı ortaya çıkar.Skorbüt, C vitamininden fakir tek yönlü diyetle beslenmeye bağlı ortaya çıkan bitkinlik, ödem, deri altı kanamaları, ödemli dişeti kanamaları ile kendini gösteren bir hastalıktır. 3-5 ay süreyle C vitamininde fakir beslenme sonucu skorbüt belirtileri görür.”

C vitamini aktivitesini kaybetmeden alınmalıdır

Kış aylarında metabolizmanın yavaşlaması veenfeksiyon riskinin artmasıyla birlikte günlük ihtiyaç duyulan C vitamini miktarının da arttığını ifade eden Bircan, C vitamininin yapısal olarak ısıya ve ışığa dayanıksız olduğunu kaydetti.

Besinlerin pişirilmesi ve hazırlanması sırasındaC vitamininin işe yaramaz hale geldiğini anımsatan Bircan, C vitamini içeren besinlerin hafif pişirilmesi, yenilebiliyorsa çiğ yenmesi ve hazırlarken de kesildikten kısa bir süre sonra tüketilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Vücut iç dengesinin bozulmaması için dengeli ve sağlıklı bir beslenmenin şart olduğunun önemini vurgulayan Bircan “Bu alışkanlık kendiliğinden edinilmediyse, bir diyetisyenin kontrolünde sağlanmalıdır. Bu şekilde karşılaşılacak hastalık sayısını en aza indirmek mümkündür” dedi.

-Hastalık durumunda vitamin ve minerallerin emilimi azalır. Böbrek hastalıkları yada bağırsak hastalıklarında olduğu gibi atılımları artarak vitamin ve minerallere ihtiyaç artabilir.

-Süt çocukluğu döneminde düzenli D vitamini ve demir takviyesi kemik gelişimini koruyarak vücudun direncinin artmasını sağlar ve hastalık sayısını azaltabilir.

 

-Özellikle sinir sisteminin düzenli çalışmasında B kompleks vitaminlerinin olumlu etkileri vardır.

 

-Hasta olmadığınız ancak sürekli yorgun halsiz ve iştahsız hissettiğiniz zamanlar vardır. Kronik yorgunluk adı verilen bu şikâyetlerin en önemli nedenlerinden biri de vitamin ve mineral eksiklikleridir.

 

-Özellikle B grubu ve A, C, E vitaminleri ile kalsiyum magnezyum, çinko, demir gibi mineraller enerji metabolizmasının daha iyi çalışmasını sağlamaktadır.

 

-Çocukluk ve gelişme döneminde hızlı büyüme için vitamin ve mineral takviyesi gerektiği gibi ileri yaşlarda da vitamin ve mineral desteği kronik hastalık gelişimi olasılığının ve yaşlanmaların vücutta yarattığı olumsuz etkilerin azaltılması için gereklidir.

 

-Kalp hastalıkları, yüksek tansiyon ve şeker gibi uzun süre tedavi gerektiren hastalıklara kronik hastalıklar denir. Bu hastalıklar pek çok sistemde değişiklikler meydana getirerek vitamin ve mineral gereksinimi artırabilir.

 

-Özellikle yağda eriyen vitaminler yüksek kolesterol ve onun zararlı etkilerini azaltmada etkilidirler.

 

-Ateş durumunda vitamin ve mineral ihtiyacı artar. Özellikle ateşin sık görüldüğü çocukluk dönemi hastalıklarından ishallerde çinko gibi mineraller ve vitamin desteği faydalı olabilmektedir.

 

-Bazı vitamin ve minerallerin eksik olması, vücutta enfeksiyon ile savaşan bağışıklık sistemi hücrelerinin aktivitelerini azaltır.

 

- Suda çözünen B kompleks ve C vitaminlerinin birlikte alınması (multivitamin şeklinde) vücut direncini arttıracaktır.